İçeriğe geç

Gramer

Gerund ve Infinitive Alıştırmaları: Cevaplı ve Açıklamalı 30 Soru

Kısa kural: Bazı fiillerden sonra -ing gelir (enjoy working, avoid driving), bazılarından sonra to + fiil gelir (want to go, decide to buy) ve edatlardan sonra neredeyse her zaman -ing kullanılır (good at drawing, after finishing; istisna: but/except + yalın fiil). Remember, forget, stop, regret ve mean ise biçime göre anlam değiştirir. Aşağıdaki 30 soru anında kontrol edilir ve her cevabın altında Türkçe açıklama vardır.

Yazar: Raheel AshrafTahmini okuma: 15 dk

Ücretsiz çalışma: Türkçe açıklamalı İngilizce rehberleri ve alıştırmalar

Seçimi Türkçe çeviri değil, İngilizcedeki ilk fiil belirler: enjoy, finish, avoid, suggest ve give up -ing ister; want, decide, hope, promise ve afford to + fiil ister; in, at, of, after, without gibi edatlardan sonra ise fiil neredeyse her zaman -ing olur (istisna: but/except + yalın fiil). Türkçe konuşanlar burada zorlanır, çünkü Türkçede iki biçimin karşılığı da aynı mastar ve isim-fiil eklerinden çıkar: ‘yüzmeyi seviyorum’, ‘gitmek istiyorum’, ‘bitirdikten sonra’. Ekin -meyi mi -mek mi olduğuna bakıp İngilizce biçimi tahmin etmek, after finished, for getting ya da gave up to smoke gibi hatalara yol açar.

Hızlı kural: enjoy/finish/avoid/mind/suggest/give up → -ing; want/decide/hope/promise/agree/refuse → to + fiil; edat (look forward to, be used to, object to dahil) → -ing; amaç (‘-mek için’) → to + fiil; remember/forget to → yapılacak iş, remember/forget -ing → geçmiş anı; stop to → bir şey yapmak için durmak, stop -ing → bırakmak. Sorular Başlangıç (A2), Orta (B1) ve İleri (B2) olmak üzere üç seviyede 10’ar soru olarak düzenlendi.

Gerund ve infinitive testi: 30 soru

1 / 10

1. Seviye · Başlangıç (A2)

My father enjoys ___ in the garden at weekends.

Tüm sorular, yanıtlar ve açıklamalarAlıştırmadan sonra kontrol için açın.
  1. 1. My father enjoys ___ in the garden at weekends.

    • work
    • working
    • to work

    Doğru yanıt: working · Enjoy her zaman -ing ister: enjoys working. Türkçedeki ‘bahçede çalışmayı seviyor’ cümlesindeki -meyi eki to work yazdırabilir, ama enjoy’dan sonra to + fiil hiçbir zaman kullanılmaz. Yalın work ise iki fiili bağlamadan yan yana koymak olur.

  2. 2. Last month we finally decided ___ a new car.

    • buy
    • buying
    • to buy

    Doğru yanıt: to buy · Decide to + fiil ile kullanılır: decided to buy. Karar bir sonraki adımı, yani yapılacak bir işi gösterir; to + fiil çoğu zaman bu ‘ileriye dönük’ anlamı taşır. Decided buying standart İngilizcede yanlıştır.

  3. 3. Would you mind ___ the window? It's cold in here.

    • closing
    • close
    • to close

    Doğru yanıt: closing · Mind (‘sakıncası olmak’) her zaman -ing ister: Would you mind closing the window? ‘Pencereyi kapatır mısınız?’ ricası Türkçede tek fiille söylenir; İngilizcede mind’dan sonra fiil -ing alır. Mind to close kullanılmaz.

  4. 4. My sister is very good at ___ portraits.

    • draw
    • drawing
    • to draw

    Doğru yanıt: drawing · At bir edattır ve edattan sonra fiil -ing olur: good at drawing. Türkçede ‘resim çizmekte iyi’ derken -mekte ekini kullanırız; İngilizcede bunun karşılığı edat + -ing’dir. Good at to draw ya da good at draw yanlıştır.

  5. 5. I hope ___ you again before the summer.

    • to see
    • seeing
    • see

    Doğru yanıt: to see · Hope to + fiil ile kullanılır: I hope to see you. ‘Seni tekrar görmeyi umuyorum’ cümlesindeki -meyi eki seeing yazdırabilir, ama hope -ing almaz. Burada belirleyici olan Türkçe ek değil, İngilizcedeki hope fiilidir.

  6. 6. I'm thinking of ___ my job and moving to Antalya.

    • leave
    • to leave
    • leaving

    Doğru yanıt: leaving · Think of / think about kalıbında of bir edattır, bu yüzden -ing gelir: thinking of leaving. Cümledeki ikinci fiil de aynı biçimde devam eder: and moving. ‘İşimi bırakmayı düşünüyorum’ cümlesini kelime kelime çevirip thinking to leave yazmak yaygın bir hatadır.

  7. 7. My uncle gave up ___ ten years ago and feels much healthier now.

    • to smoke
    • smoking
    • smoke

    Doğru yanıt: smoking · Give up (‘bırakmak, vazgeçmek’) -ing ister: gave up smoking. Türkçede ‘sigarayı bıraktı’ ya da ‘sigara içmeyi bıraktı’ deriz; -meyi eki to smoke yazdırabilir, ama give up’tan sonra to + fiil gelmez.

  8. 8. They promised ___ us with the move on Saturday.

    • to help
    • helping
    • help

    Doğru yanıt: to help · Promise to + fiil ile kullanılır: promised to help. Söz verilen şey ileride yapılacak bir iştir; bu anlam to + fiil ile eşleşir. Promised helping ve promised help us yanlıştır.

  9. 9. He finished ___ the dishes at ten and went to bed.

    • to wash
    • wash
    • washing

    Doğru yanıt: washing · Finish her zaman -ing ister: finished washing. ‘Bulaşığı yıkamayı bitirdi’ cümlesindeki -meyi eki to wash yazdırabilir, ama finish to wash İngilizcede kullanılmaz. Finish, enjoy, mind ve avoid’i birlikte ezberleyin.

  10. 10. I want you ___ me with this heavy box.

    • help
    • to help
    • helping

    Doğru yanıt: to help · Want + kişi + to + fiil: I want you to help me. Türkçede ‘yardım etmeni istiyorum’ derken kişiyi fiilin ekine koyarız (-meni); İngilizcede kişi want’tan hemen sonra gelir, ardından to + fiil. I want you help ve I want you helping yanlıştır.

  11. 11. Please remember ___ the door when you leave the office tonight.

    • locking
    • to lock
    • lock

    Doğru yanıt: to lock · Kapı bu akşam kilitlenecek; yapılması gereken bir iş için remember to + fiil kullanılır: remember to lock. Remember locking ise ‘kilitlediğimi hatırlıyorum’ gibi geçmişteki bir anıyı anlatır ve tonight ile uyuşmaz. Türkçedeki ‘kilitlemeyi unutma’ ile ‘kilitlediğimi hatırlıyorum’ ayrımı burada çok işe yarar.

  12. 12. I clearly remember ___ him at a party years ago; he was wearing a funny hat.

    • meeting
    • to meet
    • meet

    Doğru yanıt: meeting · Years ago ve he was wearing geçmişteki bir anıyı gösterir; bunun için remember + -ing kullanılır: I remember meeting him. Türkçede ‘onunla tanıştığımı hatırlıyorum’ cümlesindeki -diğimi eki bu anlama denk gelir. Remember to meet ise ‘tanışmayı unutmamak’, yani yapılacak bir iş olurdu.

  13. 13. Don't forget ___ your grandmother tomorrow; it's her birthday.

    • calling
    • call
    • to call

    Doğru yanıt: to call · Arama yarın yapılacak; yapılacak bir işi unutmamak için forget to + fiil kullanılır: Don't forget to call. Türkçedeki ‘aramayı unutma’ ile birebir aynı anlamdadır. Forget calling geçmişte yapılmış bir şeyi unutmak demektir ve tomorrow ile çelişir.

  14. 14. On the way home, we stopped ___ some bread at the bakery.

    • to buy
    • buying
    • buy

    Doğru yanıt: to buy · Eve giderken fırının önünde durduk, amacımız ekmek almaktı: stopped to buy (‘ekmek almak için durduk’). Stopped buying ise ‘ekmek almayı bıraktık’ anlamına gelir; on the way home ve at the bakery bu anlamı mantıksız yapar. Burada to, Türkçedeki ‘-mek için’ karşılığıdır.

  15. 15. My doctor said coffee was bad for my sleep, so I stopped ___ it.

    • to drink
    • drinking
    • drink

    Doğru yanıt: drinking · Kahvenin uykuya zararlı olduğu söylendi ve kişi alışkanlığı bıraktı: stopped drinking it (‘içmeyi bıraktım’). Stopped to drink it ‘içmek için durdum’ demektir ve cümlenin anlamıyla çelişir. ‘Sigarayı bırakmak’ gibi alışkanlık bırakma anlamında stop + -ing kullanılır.

  16. 16. After ___ the report, she emailed it to her manager.

    • finish
    • to finish
    • finishing

    Doğru yanıt: finishing · After burada bir edattır ve ardından -ing gelir: After finishing the report. Türkçedeki ‘raporu bitirdikten sonra’ yapısı çoğu öğrenciye after finished yazdırır, ama after’dan sonra özne yoksa fiil -ing olur. Özne kullanmak isterseniz After she finished the report de doğrudur.

  17. 17. My manager allowed me ___ early on Friday.

    • to leave
    • leaving
    • leave

    Doğru yanıt: to leave · Allow’dan sonra bir kişi (me) geliyorsa fiil to + fiil olur: allowed me to leave. Kişi olmadan allow -ing alabilir (They don't allow smoking here), ama nesneden sonra -ing kullanılmaz. Allowed me leave da yanlıştır; let me leave kalıbında ise to olmaz.

  18. 18. My friend suggested ___ a taxi because it was raining.

    • take
    • taking
    • to take

    Doğru yanıt: taking · Suggest -ing ister: suggested taking a taxi. Türkçedeki ‘taksiye binmeyi önerdi’ cümlesindeki -meyi eki to take yazdırabilir, ama suggested to take standart İngilizcede yanlıştır. Kişiyi belirtmek isterseniz suggested that we take a taxi diyebilirsiniz.

  19. 19. I went to the bank ___ some money.

    • for getting
    • getting
    • to get

    Doğru yanıt: to get · Amaç, yani Türkçedeki ‘para çekmek için’, İngilizcede to + fiil ile anlatılır: I went to the bank to get some money. ‘İçin’ kelimesini for ile çevirip for getting yazmak Türkçe konuşanların en tipik hatalarından biridir. For + isim kullanılabilir (for some money), ama amaç bildiren fiil to ile gelir.

  20. 20. The new museum in Ankara is really worth ___.

    • visit
    • to visit
    • for visiting
    • visiting

    Doğru yanıt: visiting · Be worth kalıbından sonra fiil -ing olur: worth visiting (‘gezmeye değer’). Türkçedeki ‘-meye değer’ yapısı to visit ya da for visiting yazdırabilir, ama ikisi de yanlıştır. İsimle de söyleyebilirsiniz: worth a visit.

  21. 21. (end of a business email) I'm looking forward to ___ with your team next month.

    • working
    • work

    Doğru yanıt: working · Look forward to kalıbındaki to, mastar işareti değil bir edattır; bu yüzden ardından -ing gelir: looking forward to working. ‘Birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum’ cümlesini to + fiil diye düşünüp to work yazmak çok yaygındır. Edat olduğunu test etmek için yerine bir isim koyun: looking forward to the meeting.

  22. 22. I've worked night shifts for years, so I'm used to ___ up at 4 a.m.

    • getting
    • get
    • to get

    Doğru yanıt: getting · Be used to (‘alışkın olmak’) kalıbında to bir edattır, bu yüzden -ing gelir: I'm used to getting up. Bunu used to + fiil ile karıştırmayın: I used to get up early (‘eskiden erken kalkardım’). Cümlede I'm olduğu için ‘alışkınım’ anlamı geçerlidir ve get yanlıştır.

  23. 23. (formal letter) We regret ___ you that your application has not been successful.

    • to inform
    • informing
    • inform

    Doğru yanıt: to inform · Resmi yazılarda kötü bir haberi şu anda bildirirken regret to + fiil kullanılır: We regret to inform you (‘bildirmekten üzüntü duyarız’). Regret informing ise ‘bildirdiğimiz için pişmanlık duyarız’ demektir, yani bildirme işi geçmişte kalmıştır. Mektup haberi tam şu anda verdiği için to inform doğrudur.

  24. 24. I now regret ___ so rude to my neighbour yesterday.

    • to be
    • being
    • be

    Doğru yanıt: being · Kabalık dün yapıldı ve kişi şimdi pişman; geçmişteki bir eylem için regret + -ing kullanılır: I regret being so rude. Türkçedeki ‘kaba davrandığım için pişmanım’ yapısındaki -diğim eki bu geçmiş anlamına denk gelir. Regret to + fiil ise şu anda verilen kötü bir haber için kullanılır (We regret to say...); dünkü bir davranışı anlatmaz.

  25. 25. Sorry, I didn't mean ___ your feelings. It was only a joke.

    • hurting
    • hurt
    • to hurt

    Doğru yanıt: to hurt · Mean ‘niyet etmek, kastetmek’ anlamında to + fiil alır: I didn't mean to hurt you (‘kırmak istemedim’). Mean + -ing ise ‘gerektirmek, anlamına gelmek’ demektir: Missing the bus means waiting an hour. Burada bir niyet anlatıldığı için hurting yanlıştır.

  26. 26. The last bus has gone, so getting home now means ___ a taxi.

    • to take
    • taking
    • take

    Doğru yanıt: taking · Bu cümlede mean ‘gerektirmek’ anlamındadır: Eve şimdi gitmek taksiye binmek demek. Bu anlamda mean + -ing kullanılır: means taking a taxi. Means to take ‘niyet etmek’ anlamına gelir ve özne getting home olduğu için mantıksızdır.

  27. 27. The suspect denied ___ the car, but the police had a video of him.

    • stealing
    • to steal
    • steal

    Doğru yanıt: stealing · Deny (‘inkâr etmek’) -ing ister: denied stealing the car. Türkçedeki ‘arabayı çaldığını inkâr etti’ yapısı İngilizcede denied stealing ya da denied that he had stolen ile karşılanır. Denied to steal yanlıştır; admit için de aynı kural geçerlidir: admitted stealing.

  28. 28. Many residents strongly object to ___ for parking outside their own homes.

    • pay
    • paying

    Doğru yanıt: paying · Object to (‘itiraz etmek’) kalıbındaki to da bir edattır; ardından -ing gelir: object to paying. Look forward to ve be used to ile aynı tuzaktır: to’yu gördüğünüzde hemen yalın fiil yazmayın, önce to’nun edat olup olmadığını kontrol edin.

  29. 29. Many learners have difficulty ___ fast native speakers.

    • understand
    • to understand
    • understanding

    Doğru yanıt: understanding · Have difficulty (‘zorlanmak’) kalıbından sonra -ing gelir: have difficulty understanding. Türkçede ‘anlamakta zorlanmak’ derken -mekte ekini kullanırız; İngilizcede bu yapı -ing ile karşılanır. Have difficulty to understand yanlıştır; aynı kalıp have trouble ve have a hard time ile de geçerlidir.

  30. 30. I'll never forget ___ the Bosphorus from the ferry for the first time.

    • to see
    • see
    • seeing

    Doğru yanıt: seeing · Boğaz’ı ilk kez görmek geçmişte yaşanmış bir anıdır; never forget + -ing bu anıyı unutmayacağınızı söyler: I'll never forget seeing. Türkçedeki ‘gördüğüm anı asla unutmayacağım’ yapısındaki -düğüm eki bu anlamı verir. Forget to see ise ‘görmeyi unutmak’, yani yapılması gereken bir işi atlamak olurdu.

Bu testi sınıfınıza ödev olarak verin

Ücretsizdir; öğrencilerin hesap açması gerekmez.

Öğretmenler için ipuçları (İngilizce)

Gerund ve infinitive kuralları: hangi fiil hangi biçimi alır?

Gerund, fiilin -ing ile isim gibi kullanılan biçimidir (swimming, working). Infinitive ise to + yalın fiil biçimidir (to swim, to work). Bir fiilden sonra hangisinin geleceğini çoğu zaman ilk fiil belirler; bu yüzden fiilleri gruplar halinde ve örnek cümleleriyle öğrenmek en hızlı yoldur.

  • Fiil + -ing: enjoy, finish, avoid, mind, suggest, deny, admit, consider, keep, give up. She avoided answering. I'm considering moving.
  • Fiil + to + fiil: want, decide, hope, promise, agree, refuse, plan, afford, manage, expect. We can't afford to buy a house.
  • Fiil + kişi + to + fiil: want, ask, tell, allow, advise, expect. I asked him to wait. They allowed us to park here.
  • Edat + -ing: good at, interested in, think of, after, before, without, instead of. He left without saying goodbye.
  • Amaç (‘-mek için’): to + fiil. I'm saving money to buy a car.
  • Would like / would love / would prefer + to: I'd like to order now.
  • Let ve make + kişi + yalın fiil: My parents let me stay up late.

Like, love, hate, prefer, begin, start ve continue hem -ing hem to + fiil alabilir ve çoğu zaman anlam neredeyse aynıdır: I like swimming / I like to swim. Bu fiillerde iki biçim de doğru kabul edilir; birini ‘tek doğru’ diye ezberlemeyin.

Anlam değiştiren fiiller: remember, forget, stop, regret, mean

Bazı fiiller iki biçimi de alır, ama anlam değişir. Bu fiillerde doğru biçimi bulmak için cümledeki zaman ifadesine ve bağlama bakın: Eylem ileride mi yapılacak, yoksa geçmişte mi kaldı?

  • remember / forget to do: yapılması gereken iş. Remember to buy milk. (Süt almayı unutma.)
  • remember / forget doing: geçmişteki anı. I remember buying milk. (Süt aldığımı hatırlıyorum.)
  • stop to do: bir şey yapmak için durmak. We stopped to rest. (Dinlenmek için durduk.)
  • stop doing: bırakmak. We stopped arguing. (Tartışmayı bıraktık.)
  • regret to inform / tell: üzülerek bildirmek (şimdi). regret doing: yapmış olmaktan pişman olmak (geçmiş).
  • mean to do: niyet etmek. mean doing: gerektirmek, anlamına gelmek.
  • try ve go on da anlam değiştirir (try to do: çabalamak, try doing: denemek için yapmak; go on doing: aynı şeye devam etmek, go on to do: sıradaki işe geçmek), ama bağlam açık değilse iki biçim arasındaki fark belirsizleşebilir; bu yüzden bu testte sorulmadı.

Edat olan to’yu tanımak için yerine bir isim koyun: I'm looking forward to the weekend cümlesi dilbilgisel olarak doğru olduğuna göre to bir edattır ve fiil -ing olur: looking forward to seeing you. Bu test her fiilde işe yaramaz: agree to the plan dersiniz ama agree to help.

Türkçe konuşanlar neden bu hatayı yapar?

Türkçede iki fiili bağlamak için mastar (-mek/-mak) ve isim-fiil (-me/-ma) eklerini hal ekleriyle birlikte kullanırız: ‘gitmek istiyorum’, ‘yüzmeyi seviyorum’, ‘gelmeye çalıştım’, ‘sigara içmekten vazgeçtim’. Seçimi ana fiil belirler ama biçim hep aynı isim-fiil eklerinden (-mek, -me) türer. İngilizcede ise -ing ve to + fiil iki ayrı biçimdir ve hangisinin geleceğini İngilizce ana fiil belirler. Türkçe ekten yola çıkmak bu yüzden yanıltıcıdır: ‘-meyi’ bazen -ing (enjoy working), bazen to + fiil (decide to buy) olur.

İkinci tuzak zaman bağlaçları ve amaçtır. ‘Bitirdikten sonra’ yapısındaki geçmiş zaman hissi after finished yazdırır; oysa özne yoksa after’dan sonra -ing gelir. ‘Para çekmek için’ yapısındaki ‘için’ ise for’a çevrilir ve for getting ortaya çıkar; İngilizcede amaç to + fiil ile anlatılır.

İyi haber şu: Türkçede remember/forget ayrımının bir karşılığı zaten var. ‘Kilitlemeyi unutma’ (-meyi) yapılacak bir işi, ‘kilitlediğimi hatırlıyorum’ (-diğimi) geçmişteki bir olayı anlatır. -meyi düşündüğünüzde to, -diğimi düşündüğünüzde -ing seçerseniz remember ve forget sorularının çoğunu doğru yaparsınız.

Türkçe cümlenizde ‘-mek için’ varsa İngilizcede to + fiil; ‘-dikten sonra’ varsa after + -ing; ‘-diğimi hatırlıyorum’ varsa remember + -ing düşünün.

Sık yapılan gerund ve infinitive hataları

  • ✗ I enjoy to read novels. → ✓ I enjoy reading novels. — enjoy yalnızca -ing alır.
  • ✗ After finished work, I went home. → ✓ After finishing work, I went home. — after edattır; özne yoksa -ing gelir.
  • ✗ I came here for learning English. → ✓ I came here to learn English. — amaç to + fiil ile anlatılır.
  • ✗ He gave up to smoke. → ✓ He gave up smoking. — give up -ing ister.
  • ✗ I'm used to work late. → ✓ I'm used to working late. — be used to kalıbındaki to bir edattır.
  • ✗ She suggested to go by train. → ✓ She suggested going by train. — suggest -ing ister; ya da suggested that we go by train.
  • ✗ I want that you come. → ✓ I want you to come. — want + kişi + to + fiil.

Boşluk doldururken 3 adımlık kontrol

  • 1. Boşluğun hemen önünde bir edat var mı (at, in, of, after, without, look forward to, be used to)? Varsa -ing yazın.
  • 2. Önceki fiil -ing grubundan mı (enjoy, finish, avoid, mind, suggest), to grubundan mı (want, decide, hope, promise)? Listeyi kontrol edin.
  • 3. Fiil remember, forget, stop, regret veya mean ise cümlede zaman ifadesine bakın: yapılacak iş ya da amaç → to; geçmiş anı ya da bırakılan alışkanlık → -ing.

Like, love, hate, prefer, begin, start ve continue gibi iki biçimi de alan fiillerde vaktinizi harcamayın; anlam çoğu zaman değişmez.

Çalışmaya devam edin

Sorular ve yanıtlar

Gerund ile infinitive arasındaki fark nedir?

Gerund, fiilin -ing ile isim gibi kullanılan biçimidir (reading); infinitive ise to + yalın fiildir (to read). Bir fiilden sonra hangisinin geleceğini önceki fiil belirler: enjoy reading ama want to read. Edatlardan sonra ise her zaman gerund kullanılır.

Look forward to’dan sonra neden -ing geliyor?

Look forward to kalıbındaki to bir mastar işareti değil, bir edattır; edatlardan sonra fiil -ing olur. Bunu yerine isim koyarak test edebilirsiniz: looking forward to the holiday. Aynı kural be used to, object to ve get used to için de geçerlidir.

Remember to ve remember -ing farkını nasıl ayırt ederim?

Remember to do henüz yapılmamış, yapılması gereken bir işi anlatır: Remember to call her (‘onu aramayı unutma’). Remember doing ise geçmişte yapılmış bir şeyin anısıdır: I remember calling her (‘onu aradığımı hatırlıyorum’). Türkçedeki -meyi / -diğimi ayrımı bu farkı doğru tahmin etmenize yardımcı olur.

İngilizce öğrenme platformu

PromGee İngilizce öğrenme platformunda 13 kategorinin tamamında pratik yapın. Sorular seviyenize uygundur, her cevap açıklanır ve ilerlemeniz hesabınıza kaydedilir.

İngilizcemi ücretsiz kontrol et

Kaynaklar ve ileri okuma

İlgili rehberler

İngilizce seviyenizi ölçün: Ücretsiz İngilizce Seviye Testi (A1–C2)

İngilizce uygulaması mı arıyorsunuz? AI İngilizce quiz oluşturucuların karşılaştırması