Make ile do arasındaki temel ayrım şudur: make, sonunda ortada bir sonuç, ürün veya karar olan eylemler için kullanılır: make a mistake, make a decision, make a phone call, make money. Do ise işler, görevler ve etkinlikler için kullanılır: do homework, do the dishes, do business, do your best. Bu kural yalnızca bir başlangıç noktasıdır; asıl belirleyici olan, İngilizcede kalıplaşmış kelime birliktelikleridir (collocations).
Türkçe konuşanlar için zorluk şuradan gelir: Türkçede ‘hata yapmak’, ‘ödev yapmak’ ve hatta ‘kahvaltı yapmak’ aynı fiili kullanır. İngilizcede ise ilki make, ikincisi do, üçüncüsü ise ikisi de değil, have alır. ‘Yardım etmek’ ve ‘karar vermek’ gibi etmek/vermek fiilleri de yanlış çevirilere yol açar. Aşağıdaki sorular kolaydan zora doğru üç seviyede sıralanmıştır.
Make mi Do mu? 30 Soruluk Test
1. Seviye · Başlangıç (A2)
2. Seviye · Orta (B1)
3. Seviye · İleri (B2)
Yanıtlar ve açıklamalarSoruları çözdükten sonra açın.
- 1. doÖdev yapmak = do homework. Ödev bir görevdir; ortaya yeni bir şey çıkarmazsınız, verilen işi tamamlarsınız. Türkçedeki ‘yapmak’ burada do ile örtüşür, ama bunu her ‘yapmak’ için genelleştirmeyin.
- 2. madeHata yapmak = make a mistake. Türkçede ‘yapmak’ dendiği için ‘did a mistake’ demek çok yaygın bir hatadır. İngilizcede mistake her zaman make ile kullanılır; geçmiş zamanda made olur.
- 3. makeTelefon etmek = make a (phone) call. Türkçedeki ‘etmek’ sizi do’ya yöneltebilir, ama arama yapmak make ile kurulur. Take a call ise gelen bir aramayı açmak demektir; birinin telefonunu ödünç alıp arama yapmak bu cümleye uymaz.
- 4. haveKahvaltı yapmak = have breakfast. Türkçede ‘yapmak’ dense de İngilizcede ne make ne do kullanılır: yemek yemek have ile anlatılır (have lunch, have dinner). ‘Do breakfast’ bu anlamda yanlıştır.
- 5. doesBulaşık yıkamak = do the dishes. Ev işleri do ile kullanılır (do the laundry, do the cleaning). Özne üçüncü tekil şahıs (my brother) olduğu için does gelir.
- 6. helpYardım etmek = help. Türkçedeki ‘etmek’ fiilini do ile çevirip ‘do help’ demek sık yapılan bir hatadır. İngilizcede help zaten fiildir: help someone with something.
- 7. haveDuş yapmak / duş almak = have a shower (take a shower da doğrudur, bu yüzden seçeneklere eklenmedi). Türkçedeki ‘yapmak’ yüzünden ‘make a shower’ ya da ‘do a shower’ demeyin.
- 8. makeGürültü yapmak = make noise. Gürültü, ortaya çıkardığınız bir sonuçtur; bu yüzden make kullanılır. Türkçedeki ‘yapmak’ burada make’e karşılık gelir, do’ya değil.
- 9. takeFotoğraf çekmek = take a photo. Türkçede ‘çekmek’ dendiği için doğrudan bir yapmak tuzağı yoktur, ama ‘fotoğraf yapmak’ gibi düşünüp make ya da do seçmeyin. Fotoğraf için standart fiil take’tir.
- 10. makesArkadaş edinmek = make friends. Türkçede ‘edinmek’ fiili kullanıldığı için öğrenciler get ya da take arar, ama İngilizcede yeni bir arkadaşlık kurmak make ile anlatılır.
- 11. makeMantıklı olmak / anlam ifade etmek = make sense. Türkçedeki ‘etmek’ do’yu çağrıştırsa da bu kalıp yalnızca make ile kullanılır: It doesn't make sense.
- 12. makesPara kazanmak = make money. Türkçede ‘kazanmak’ dendiği için öğrenciler win’e ya da do’ya yönelebilir; oysa para kazanmak make money ile söylenir (earn money da doğrudur ama seçeneklerde yoktur).
- 13. makingİlerleme kaydetmek = make progress. Türkçedeki ‘kaydetmek’ fiili do’ya çevrilmeye çok uygun görünür, ama progress yalnızca make ile kullanılır. ‘Do progress’ yanlıştır.
- 14. doElinden geleni yapmak = do your best. Burada bir ürün değil, bir çaba söz konusudur; bu yüzden do kullanılır. ‘Make my best’ Türkçedeki ‘yapmak’ın yanlış aktarımıdır.
- 15. doBirine iyilik yapmak = do someone a favor. Türkçede ‘iyilik yapmak’ dendiği için hangi fiilin geleceği belirsiz kalır; İngilizcede favor her zaman do ile kullanılır.
- 16. makeRandevu almak = make an appointment. Türkçedeki ‘almak’ yüzünden ‘take an appointment’ demek Türkçe konuşanların çok sık yaptığı bir hatadır. İngilizcede randevuyu siz oluşturursunuz; bu yüzden make kullanılır (book an appointment da doğrudur).
- 17. doesİş yapmak / ticaret yapmak = do business. Bu ifade belirli bir ürünü değil, süren bir faaliyeti anlatır. Özne tekil (our company) olduğu için does gelir.
- 18. makeKarar vermek = make a decision. Türkçedeki ‘vermek’ yüzünden ‘give a decision’ demek tipik bir Türkçe kaynaklı hatadır. Bir karar ortaya koyduğunuz bir sonuçtur; bu yüzden make kullanılır.
- 19. doEgzersiz yapmak / spor yapmak = do exercise. Fiziksel etkinlikler do ile kullanılır (do yoga, do sport). ‘Make exercise’ Türkçedeki ‘yapmak’tan gelen yanlış bir çeviridir.
- 20. giveSunum yapmak = give a presentation. Türkçede ‘yapmak’ dense de İngilizcede en doğal fiil give’dır (make a presentation da kullanılır, bu yüzden seçeneklere eklenmedi). Take ve put bu kalıpla kullanılmaz.
- 21. doAraştırma yapmak = do research. Araştırma bir çalışma sürecidir; bu yüzden do kullanılır. ‘Make research’ Türkçe konuşanların yazılarında sık görülen bir hatadır. Research sayılamayan bir isim olduğundan ‘a research’ da denmez.
- 22. makeŞikâyet etmek = make a complaint (ya da yalnızca complain). Türkçedeki ‘etmek’ fiili do’yu çağrıştırır, ama complaint isim olarak make ile kullanılır.
- 23. didZarar vermek = do damage. Türkçedeki ‘vermek’ give’ı, hasarın bir ‘sonuç’ olması da make’i düşündürür; ama damage ile kalıplaşmış fiil do’dur (cause damage da doğrudur, ancak seçeneklerde yoktur).
- 24. doesZarar vermek = do harm. Damage gibi harm da do ile kullanılır: do more harm than good. ‘Zarar vermek’ten gelen give harm ve ‘zarar yapmak’tan gelen make harm yanlıştır.
- 25. madeÇaba göstermek = make an effort. Türkçedeki ‘göstermek’ fiilinin doğrudan karşılığı yoktur; çaba make ile kurulur. Do your best ile karıştırmayın: effort make alır, best do alır.
- 26. makeGeçimini sağlamak = make a living. Make money ile aynı mantık: kazanç ortaya koyduğunuz bir sonuçtur. ‘Do a living’ ya da ‘have a living’ bu anlamda kullanılmaz.
- 27. makeEmin olmak / kontrol etmek = make sure. Türkçede ‘emin ol’ dendiği için öğrenciler be sure ya da do sure arayabilir; bu kalıp yalnızca make ile kullanılır.
- 28. doingEv işi yapmak = do the housework. Ev işleri her zaman do ile kullanılır. Mind fiilinden sonra -ing geldiği için doing seçilir.
- 29. makeFark etmez = It doesn't make any difference. Türkçedeki ‘fark etmek’ fiili do’ya yöneltebilir, ama difference yalnızca make ile kullanılır: make a difference.
- 30. makeSöz vermek = make a promise. Türkçedeki ‘vermek’ yüzünden ‘give a promise’ demek yaygındır; doğal İngilizcede söz make ile verilir: make a promise, keep a promise, break a promise.
Make ile kullanılan kalıplar
Make, genellikle ortaya bir sonuç, ürün, karar veya ses çıkardığınız durumlarda kullanılır. Yine de kural her zaman mantıkla açıklanamaz; aşağıdaki birliktelikleri kalıp olarak öğrenmek en güvenli yoldur.
- make a mistake: hata yapmak
- make a decision: karar vermek
- make a phone call: telefon etmek
- make money / make a living: para kazanmak / geçimini sağlamak
- make progress: ilerleme kaydetmek
- make an effort: çaba göstermek
- make a complaint: şikâyet etmek
- make an appointment: randevu almak
- make friends: arkadaş edinmek
- make sense: mantıklı olmak, anlam ifade etmek
- make sure: emin olmak
- make a difference: fark yaratmak
- make a promise: söz vermek
- make noise: gürültü yapmak
Türkçe fiil ‘vermek’, ‘almak’ veya ‘etmek’ olsa bile (karar vermek, randevu almak, telefon etmek) İngilizcede make gelebilir. Türkçe fiile değil, İngilizce isme bakın.
Do ile kullanılan kalıplar
Do, bir görevi, işi veya etkinliği yerine getirdiğinizde kullanılır. Ev işleri, okul ve iş görevleri, spor ve genel ‘bir şeyler yapmak’ ifadeleri bu gruba girer.
- do homework: ödev yapmak
- do the dishes: bulaşık yıkamak
- do the housework / do the laundry: ev işi yapmak / çamaşır yıkamak
- do business: iş yapmak, ticaret yapmak
- do research: araştırma yapmak
- do your best: elinden geleni yapmak
- do someone a favor: birine iyilik yapmak
- do damage: hasar vermek
- do harm: zarar vermek
- do exercise: egzersiz yapmak
Damage ve harm için Türkçedeki ‘vermek’ give’ı düşündürür, ama İngilizcede ikisi de do alır: The storm did a lot of damage.
Türkçede ‘yapmak’, İngilizcede ne make ne do
Bazı ifadelerde Türkçe ‘yapmak’ der ama İngilizce bambaşka bir fiil kullanır. Bu ifadelerde make ya da do seçmek, cümleyi hemen yabancı gösterir.
- kahvaltı yapmak → have breakfast (have lunch, have dinner)
- duş yapmak / duş almak → have a shower veya take a shower
- sunum yapmak → give a presentation (make a presentation da kullanılır)
- fotoğraf çekmek → take a photo
- yardım etmek → help (do help değil)
- fark etmek (önemli olmak) → make a difference / It doesn't matter
Türkçe konuşanlar neden bu hatayı yapar?
Türkçede ‘yapmak’ fiili çok geniş bir alanı kapsar: hata yapmak, ödev yapmak, kahvaltı yapmak, spor yapmak, sunum yapmak. İngilizcede ise bu ifadelerin her biri farklı bir fiil seçer: make a mistake, do homework, have breakfast, do sport, give a presentation. Türkçe fiili doğrudan çevirdiğinizde doğru fiili bulma şansınız düşer.
İkinci tuzak, ‘etmek’, ‘vermek’ ve ‘almak’ ile kurulan birleşik fiillerdir. ‘Yardım etmek’ sizi do help’e, ‘karar vermek’ give a decision’a, ‘randevu almak’ take an appointment’a yöneltir. Bu üç ifadenin doğru karşılıkları help, make a decision ve make an appointment’tır. Çözüm, fiili Türkçeden çevirmek yerine İngilizce ismi ve onunla birlikte kullanılan fiili birlikte öğrenmektir.
Yeni bir ifade öğrenirken yalnızca ismi değil, fiiliyle birlikte not edin: ‘decision’ yerine ‘make a decision’, ‘research’ yerine ‘do research’.
Çalışmaya devam edin
Sorular ve yanıtlar
Make ve do arasındaki temel fark nedir?
Make, ortaya bir sonuç, ürün veya karar çıkardığınız eylemler için kullanılır (make a mistake, make a decision). Do ise görevler, işler ve etkinlikler için kullanılır (do homework, do the dishes). Kuralın istisnaları olduğu için en sık kullanılan birliktelikleri kalıp olarak öğrenmek en güvenli yoldur.
‘Hata yapmak’ İngilizcede neden do a mistake değil?
Çünkü İngilizcede mistake ismi kalıplaşmış olarak make ile kullanılır: make a mistake. Türkçedeki ‘yapmak’ hem make hem do anlamını kapsadığı için do a mistake mantıklı görünür, ama anadili İngilizce olanlar bu ifadeyi kullanmaz.
Kahvaltı yapmak için make breakfast mı, have breakfast mı denir?
Kahvaltı etmek, yani yemek anlamında have breakfast denir. Make breakfast ise kahvaltıyı hazırlamak anlamına gelir: I made breakfast for the kids, çocuklara kahvaltı hazırladım demektir.
Make ve do’yu soru çözerek pekiştirin
PromGee Windows uygulamasında Kelime birliktelikleri ve Gramer konularını seçin, soruları çözün ve her yanıtın nedenini açıklayan AI açıklamalarını okuyun. Açıklamalar 40’tan fazla dilde sunulur. Bir kez 25 USD, ömür boyu lisans, abonelik yok.
PromGee’yi inceleyin